ENDÜSTRİYEL TERİMLER İÇEREN MİNİ SÖZLÜK

ENDÜSTRİYEL TERİMLER MİNİ SÖZLÜK

Adaptör: Adaptör, bir cihazın veya sistemin özniteliklerini, başka türlü uyumlu olmayan bir cihazın veya sistemin özelliklerine dönüştüren cihazdır. Bazıları gücü veya sinyal özelliklerini değiştirirken, diğerleri yalnızca bir konektörün fiziksel formunu diğerine uyarlar.


Açı Sensörü: Fiziksel bir özellik tespit eden veya ölçen ve kaydeden, gösteren veya başka bir şekilde yanıt veren bir cihaz.


Akım Alma Arabası: Hareket eden makinaları enerjilendiren alettir. Akım alma arabası, hareketli sisteme mekanik olarak bağlanır ve sistem ile birlikte hareket ederek enerji aktarımını sağlar.


Akım Probu: Osiloskop veya benzeri cihaz beraberinde yer alan prob elektrik, sinyal gibi fonksiyonları ölçer.


Akım Trafosu: Ölçü aletleri tarafından direk olarak ölçülemeyen yüksek akımların ölçülmesini sağlayan ölçüm trafolarıdır.


Akış Ölçer: Akışmetre veya debimetre, gaz, sıvı ve buhar gibi akışkanlığı olan ve bir tesisat üzerinden geçen maddeleri, "birim miktar / birim zaman" cinsinden, mekanik ya da elektronik olarak ölçen cihazdır.


Aks Mili: Diferansiyelden aldığı dönme hareketini tekerleklere ileten parçaya denir.


Aktüator: Aktüatör, bir mekanizmayı veya sistemi kontrol eden veya hareket ettiren bir tür motordur.


Akü: Akümülatör, Akü, Akım toplar, Batarya ya da Biriktireç, elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depo eden cihazdır.


Alt Bitümlü Kömür: Alt bitümlü kömür, yarı bitümlü kömür, kömürleşme süreci içinde linyit ve taşkömürü (bitümlü kömür) arasında yer alır


Alternatör:Alternatör, mekanik enerjiyi alternatif akıma çeviren elektromekanik bir alettir.


Amortisör:Amortisör, makinelerde çalışma sırasında meydana gelen sarsıntı ve titreşimlerin şiddetini ve etkisini azaltmak için kullanılan elemandır.


Ampermetre:Elektrik akımını ölçemeye yarayan bir çeşit enstrüman cihazıdır.


Amplifikatör:Temel olarak ses üretiminde kullanılan elektrik sinyallerinin genliğini artırmak için kullanılan bir elektronik cihaz.


Ampül: Aydınlatma işlevi gören cihazdır.


Analizör: Enerji Analizörü bir sistemdeki akım, gerilim ve güç gibi elektriksel parametreleri ölçmek için tasarlanmış olan cihazdır.


Antifiriz: Donma noktasını düşürmek için suya eklenebilen tipik olarak etilen glikol bazlı bir sıvı.


Armatür: Dönen bobin veya bir dinamo veya elektrik motorunun bobinleri.


Asansör Makarası: Film, tel, iplik veya diğer esnek malzemelerin üzerine sarılabildiği bir silindir.


Asansör Zinciri: Nesneleri bağlamak veya sabitlemek, yükleri çekmek veya çekmek için kullanılan esnek bir metal bağlantı serisi.


Aspiratör: Bir kaptan veya oyuktan sıvı aspire etmek için bir alet veya enstüman cihazı.


Ataşman: Belirli bir işlevi yerine getirmek için bir şeye eklenebilecek veya eklenebilecek ekstra bir parça veya uzantı


Ateşleyici: Motordaki yakıt karışımını ateşlemek için bir cihaz.


Ayak Piston Keçesi: İki şeye bir araya gelip birbirlerinden ayrılmalarını önlemek veya aralarından bir şey geçmelerini önlemek için kullanılan bir cihaz veya madde.


Bakır Plaka: Üzerine kazınmış veya kazınmış tasarımlı bir cilalı bakır plaka.


Balast: Bir elektrik devresinde akımdaki değişiklikleri ortalamak için kullanılan pasif bir bileşen.


Balata: Yavaşlatmak veya durdurmak için, tipik olarak tekerleklere basınç uygulayarak bir cihaz.


Bant: Tipik olarak bir arada tutmak veya süslemek için etrafına konan düz, ince bir şerit veya malzeme parçası.


Bara: Elektrik enerjisi dağıtımında, tipik olarak şalt, panel panoları ve yerel yüksek akım güç dağıtımı için bara muhafazaları içine yerleştirilmiş metal bir şerit veya çubuktur.


Barkod Yazıcı: Barkod basmaya yarayan cihazdır.


Basınç Düşürücü: Fiziksel güç, nesneye uygulanan veya bir şeyle temas eden kuvvetİ düşürmeye yarayan cihazdır.


Basınç Filtresi: Pompadan sonra elemanların güvenli çalışmasını sağlamak için kullanılır


Basınç Ölçer: Basınç ölçmeye yarayan enstrüman cihazıdır.


Basınç Sensörü: Basınç ölçmeye yarayan bir çeşit algılayıcı.


Basınç Şalteri: Basınçlı hatta bağlantı kurmak ve kesmek için bir cihaz.


Batarya: Kimyasal enerjinin elektriğe dönüştürüldüğü ve güç kaynağı olarak kullanıldığı bir veya daha fazla hücre içeren bir kap.


Bıçak: Bir sapa sabitlenmiş, kesmek ya da silah olarak kullanılan bir bıçaktan oluşan bir alet.


Bilyalı Rulman: Yatak yatakları arasındaki mesafeyi korumak için bilyeleri kullanan bir döner elemanlı yatak türüdür. Bir bilyalı yatağın amacı, dönme sürtünmesini azaltmak ve radyal ve eksenel yükleri desteklemektir.


Blower: Üfleyen bir cihaz, tipik olarak bir şeyi kurutmak veya ısıtmak için kullanılan bir hava akımı oluşturmak için mekanik bir cihaz.


Bobin: Bobin ya da makara, içinden elektrik akımı geçebilen, yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt.


Boru hattı: Gazların ve sıvıların borular yardımıyla taşındığı hattır.


Boru: Su, gaz, yağ veya diğer akışkan maddeleri iletmek için kullanılan metal, plastik veya başka bir malzeme tüpü.


Boya: Bir yüzeye yayılan ve ince bir dekoratif veya koruyucu kaplama bırakarak kuruyan renkli bir madde.


Brülör: Özellikle bir şeyi yakan veya yakılan bir şey.


Buat: Kabloların toplanıp bir kutu üzerinden dağılmasını sağlayan bir veya bir kaç çıkışlı kutudur.


Buji: Bir deliği, boruyu vs. tıkayan bir engel.


Burç (Bushıng): Trafoların primer sargılarına giren hava hat ile trafo arasında izolasyon sağlayan içi yağ dolu bir izalatör tipidir.


Buton: Çalıştırmak için preslenmiş bir elektrik veya elektronik cihaz parçası.


Civata:Sabitlemek için kullanılan metal bir pim veya çubuk benzeri aparat.


Conta: Bir motorda veya başka bir cihazda iki yüzey arasındaki bağlantıyı tıkayan şekillendirilmiş bir parça veya lastik halka veya başka bir malzeme.


Çekici: Hasar görmüş veya devre dışı bırakılmış araçları çekmek veya almak için kullanılan bir kamyon.


Çember Dişli: Özellikle varillerin çıtalarını bağlamak veya bir çerçevenin bir parçasını oluşturmak için kullanılan dairesel bir metal, ahşap veya benzeri malzeme bandı.


Damper: Atık depolamak için alan.


Debimetre: Özellikle bir borudan bir akışkanın akışını ölçen bir alet.


Debriyaj: Bir taşıt motorunu şanzıman sisteminden bağlamak ve çıkarmak için bir mekanizma.


Dedektör: Fiziksel bir özellik tespit eden veya ölçen ve kaydeden, gösteren veya başka bir şekilde yanıt veren bir cihaz.


Destek: Bir malzemenin desteklenmesi veya istenilen noktada konumlandırılması için kullanılan malzeme.


Devir Sensörü: Devir tespit eden veya ölçen ve kaydeden, gösteren veya başka bir şekilde yanıt veren bir cihaz.


Devirdaim: Kapalı bir sistemde, özellikle de sıvının etrafındaki bir şeye veya etrafına doğru hareket etmedir.


Dısk: Düz, ince, yuvarlak bir nesne.


Dijital multimetre: Genellikle birkaç değer aralığında akım, voltaj ve genellikle direnci ölçmek için tasarlanmış bir cihaz.


Direksiyon Ayar Pistonu: İçten yanmalı bir motorda kullanılan sıvı veya gaza karşı yukarı ve aşağı doğru hareket ettiği bir tüpün içine sıkıca oturan bir disk veya kısa silindir.


Direnç: Ohm kanununa göre uçları arasında gerilim düşümüne sebep olan devre elemanıdır.


Dişli:Sürüş mekanizmasının hızı arasındaki ilişkiyi değiştirmek için birlikte çalışan dişli tekerler grubundan biri.


Diyot: İki terminalli, genellikle sadece bir yönde bir akım akışına izin veren yarı iletken bir devre elemanı.


Doğrultucu: Alternatif bir akımı doğru akıma dönüştüren bir elektrikli cihaz.


Dönüştürücü: Bir voltaj dönüştürücü, bir elektrik güç kaynağının voltajını değiştiren bir elektrik güç dönüştürücüsüdür.


Dübel: Genellikle bir ucunda sivrilen, bir şeyleri bir arada tutmak, bir şeyi asmak veya bir pozisyonu işaretlemek için kullanılan kısa silindirik bir tahta, metal veya plastik parçası.


Ekran Kartı: Bilgisayarın görüntü vermesini sağlayan birimidir.


Ekran: Üzerinde görüntülerin ve verilerin görüntülendiği televizyon, bilgisayar veya akıllı telefon gibi elektronik bir aygıtta düz panel veya alan.


Eksantrik Yatağı: Eksantrik mili hareketini krank milinden elde eden yardımcı bir mildir. Eksantrik milinin görevi, supapların açılma ve kapanma zamanlarını tanzim etmektir.


Elek Bezi: Bir çerçevede tutulan, katıların sıvılardan süzülmesinde, daha ince parçacıkların daha ince parçacıklardan ayrılmasında veya yumuşak katıların bir hamurun içine indirgenmesinde kullanılan bir tel veya plastik ağdan oluşan bir kap.


Elektrot: Elektrot, birden fazla devrenin yan yana getirilmesiyle birlikte ve bu devrelerdeki çeşitli farkları ölçmeye yarayan düzenektir.


Emülsiyon Cihazı: Bir sıvının dakika damlacıklarının, diğerinde çözünür olmayan ya da karışabilen ince bir dağılımı.


Enjektör: Bir şeyi enjekte eden aparattır.


Enkoder: Bilgileri bir biçimden veya koddan diğerine dönüştüren bir cihaz, devre, dönüştürücü, yazılım programı, algoritmadır.


Entül: Çelik boruların kutulara, anahtar ve priz kasalarına girdiği yerlerde boru ağızlarında iletkenler üzerindeki yalıtkanların zedelenmemesi için takılan aparattır.


Epoksi Tabancası: Epoksi reçinesi kullanarak yapıştırıcı (bir şey) uygulamak için kullanılan bir alet.


Eşanjör: Isıyı bir ortamdan diğerine aktarmak için bir cihaz.


Etiket: Kimlik veya başka bilgiler vermek amacıyla birine veya bir şeye iliştirilmiş bir etiket.


Etüv: Belirli sıcaklıklarda mikrop üretme, sterilize etmekte, ısıtma, pişirme, veya kurutma amaçlı kullanılan laboratuvar fırınıdır.


Fan: Hava akımı oluşturmak için kullanılan parça.


Filtre Kartuşu: Hava, su vb. elementrlerin istenilen mikronlarda arıtılmasını sağlayan polipropilen vb. malzemeden yapılan filtrasyon elemanıdır.


Filtre: Sıvı, gaz ışık veya ses akışından istenmeyen malzemenin çıkarılmasına sağlayan aparat.


Fiş: Bir kablonun ucuna bağlanan ve iki ucu kendisine uyan bir prize sokularak akım almaya yarayan yalıtkan nesne.


Folyo: Metal dövülmüş veya ince bir esnek tabaka halinde haddelenmiş, esas olarak kaplama için kullanılan malzeme.


Forklift: Ağır yükleri kaldırmak ve taşımak için önünde eğimli bir cihaza sahip bir araç.


Fotosel: Fotosel üzerine düşen ışığın şiddetiyle orantılı olarak voltaj üreten ışık algılayıcısıdır.


Fren: Hareket halindeki bir elemanı yavaşlatan veya durduran bir aparat.


Geçit: Bir kapı ile kapatılabilen bir açıklık.


Geri Dönüş Filtresi: Yağın bir hidrolik yağ tankına geri dönüş sürecinde kullanılan bir filtredir.


Görüntü Aktarım Cihazı: Görüntüyü ekrana aktarmak için kullanılan bir cihaz.


Gösterge: Özellikle bir şeyin durumu veya durumu hakkında belirli bilgiler sağlayan bir cihaz.


Gres Pompası: Rulmanların, kızakların, burçların, mafsalların vb. yağlanmasını sağlayan gres, çeşitli şekillerde taşınmasına yarayan aparat.


Gupilya: Genellikle titreşimli çalışan makinelerde, somunların, pernoların ve ayar bileziklerinin kendiliğinden çözülmemesi için kullanılan standart makine elemanlarıdır.


Güç Kaynağı: General name of the units used to provide the energy required by a system or apparatus.


Hafıza Kartı: İçerisine çeşitli medya dosyalarının depolandığı bellek biçimidir.


Halat: Kenevir gibi doğal elyaf tellerini veya polipropilen gibi yapay elyaf tellerini bir araya getirerek yapılan uzun kordon.


Hararet Müşürü: Motor soğutma suyu sıcaklığını algılayıp motor kontrol ünitesine bildiriren sensör.


Hava Filitresi: Hava filtresi, motorun yakıtı tepkimeye sokma işlemi için ihtiyaç duyduğu oksijeni içeren havayı dışarıdan soğuran parçadır.


Hava Filtresi: Motorun çalışmasını sağlayan silindirlerin içine giren havayı temizleyen parçaya hava filtresi denir.


Hava Soğutucu: Suyun buharlaşması yoluyla havayı soğutan bir cihazdır.


Hidrafor Tankı: Hidrofor sistemindeki görevi yardımcı elemanları üzerinde taşımak, su ve havayı bir araya getirerek suya istenilen basınçlandırmayı vermektir.


Hidrant: Özellikle bir caddede, bir yangın hortumunun takılabileceği bir ağızlığa sahip olan dik bir su borusu.


Hidrolik Filtresi: Hidrolik yağ içerisindeki parçacıkların süzülmesi ve bu işlem esnasında ihtiyaç duyulan basıncın oluşabilmesi için özel filtre kâğıtları kullanılan ve hassas süzme yapan elemandır.


Hidrolik Motor: Hidrolik basıncı ve akışı tork ve açısal yer değiştirmeye dönüştüren mekanik bir aktüatördür.


Hidrolik Pompa Keçesi: Hidrolik pompa, hidrolik motor ve hidrodinamik kavramalar gibi basınçlı ekipmanlarda kullanılabilen, basınca dayanıklı malzeme.


Hidrolik Pompa: Mekanik enerjiyi hidrolik enerjiye dönüştüren bir devre elemandır.


Hidrolik: Basınç altında sınırlı bir alanda hareket eden bir sıvıyla kendini göstermek, ilişkilendirmek veya çalıştırmak.


Hortum: Özellikle bitkilerin sulanmasında ve yangınla mücadelede kullanılan esnek bir boru taşıma suyu.


İçi boş vida: Bileşenleri serbest bırakılabilir şekilde birbirine bağlamak için delikli vida veya cıvata, iç profili aleti sökmek için yerleştirilmesine izin veren başlığa sahiptir.


İskele: Bir binanın dış tarafında, genellikle binaların onarımı, onarımı veya temizliği sırasında çalışanlar tarafından kullanılan ahşap direkler ve metal direklerden oluşan geçici bir yapı.


İstavroz: Bir buhar motorunda piston çubuğu ile biyel kolu arasında bir çubuk veya blok.


İzole Paspas: Yalıtkan paspas, çalışanların elektrik ile temas etme riski bulunan alanlarda insanlar ile yer arasında izolasyon yapmak için kullanılır.


Jak: Kulaklık, hoparlör, mikrofon gibi ses aygıtlarının kullandığı giriş.


Jeneratör: Mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çeviren alet.


Kablo Makası: Orta gerilim ve benzeri kabloları kesmeye yarayan bir çeşit makas türü.


Kablo Soyucu: Orta gerilim kablolarında ek veya başlık yapılacağı zaman kablo tabakalarının soyulmasına yarar.


Kablo Taşıyıcı: Kablo makaralarından kablo çekim işlemi için makaraların kaldırılması amacıyla kullanılan bir çeşit kaldıraç.


Kablo:Koruyucu bir kılıfı olan ve elektrik veya telekomünikasyon sinyallerini iletmek için kullanılan yalıtımlı bir tel veya teller.


Kalın Akü Maşası:Bir ucunda birleştirilmiş, hareket ettirmek ve tutmak için kullanılan iki hareketli kolu olan bir alet.


Kalınlık Ölçer:Kalınlığı ölçmek için kullanılan bir çeşit enstrüman cihazı.


Kalibratör:Bir enstrümanı veya deneysel okumaları kalibre etmek için kullanılan bir cihaz.


Kampana:Kampana içten dışa sıkıştırma yöntemini kullanmak suretiyle arka lastiklerin dönüş hızını yavaşlatarak aracın durmasına ve savrulmasına engellemeye yarayan bir fren sisteminin parçasıdır.


Kanal:Kabloların ilk noktadan son noktasına varması için taşınmasına yarayan bir çeşit kablo yolu.


Kantar:Bir malzemenin veya cismin ne kadar ağır olduğunu (birisi veya bir şey) öğrenmek içindir..


Kaplin:Makine parçalarını bağlamak için bir cihaz.


Kargaburun:Paralel, düz ve tipik olarak tırtıklı yüzeylere sahip kıskaçlar, özellikle küçük cisimleri tutturmak veya tel bükmek için kullanılır.


Kasnak:Etrafında bir kablonun geçtiği yivli bir jant bulunan bir tekerlek. Kabloya uygulanan kuvvetin yönünü değiştirmek için kullanılır ve temel olarak ağır ağırlıkları kaldırmak için kullanılır (tipik olarak kombinasyon halinde).


Katriç:Bir mekanizmaya yerleştirilmek üzere tasarlanmış bir fotoğraf filmi makarası, bir miktar mürekkep veya başka bir madde veya madde içeren bir kap.


Kayış:Bir şeyi sıkıca bağlamak, sabitlemek, taşımak veya bir şeyi tutmak için kullanılan, genellikle bir tokalı, bir deri, kumaş veya başka esnek malzeme şeridi.


Kaynak:Yüzeyleri, bir kaynak makinesi, elektrik ark veya başka bir araç kullanarak erime noktasına kadar ısıtarak ve bunları presleyerek, çekiçleyerek vb. Birleştirerek birleştirin (metal parçalar veya parçalar).


Kazan Izgarası:Kazan Izgarası kazan içerisine konulan katı yakıtı (kömür) üst kısımda tutmaya yarar,


Keçe:Yünün ya da nemin ya da ısının uygulanmasıyla birlikte uygun başka bir tekstili yuvarlayarak ve bastırarak yapılan bir tür bez, bu da kurucu elyafların düzgün bir yüzey oluşturmak için bir araya gelmesini sağlar.


Kemer:Özellikle çeşitli teknik uygulamalarda kullanılan bir malzeme şeridi.


Keski:Tahta, taş, metal veya diğer sert malzemeleri kesmek veya biçimlendirmek için kullanılan, eğimli bir kesme kenarına ve çekiç veya tokmakla vurulan düz tutamağa sahip uzun bıçaklı bir el aleti.


Kılıf:Özellikle bir malzemeyi korumak veya gizlemek için bir şeyin üzerinde, üstünde veya çevresinde bulunan bir şey.


Kısık:Elektrik ışığının parlaklığını değiştiren bir cihaz.


Kilingirik Conta:Klingirit contalar özellikle buhar, su sızdırmazlığı ve gaz sistemlerinde contalama malzemesi olarak kullanılır. Kullanım ortamı sıcaklığı, basıncı ve temas ettiği kimyasala göre uygun klingerit çeşidi seçilmelidir.


Kilit:Bir kapıyı, kapağı vb. Tutturmak için bir mekanizma, genellikle sadece belirli bir formun anahtarı ile çalıştırılan bir mekanizma


Kimyasal:Özellikle yapay olarak saflaştırılmış veya hazırlanmış bir bileşik veya madde.


Klemens:Elektrik iletim kablo sistemlerinin, birbirlerine doğru bir çalışma prensibi altında bağlanmasını sağlayan elemandır.


Klepe:Bir diyafram açıklığını kapatarak açan ve kapatan bir parça.


Klima:Bir bina veya araçtaki nemi, havalandırmayı ve sıcaklığı kontrol etmek, tipik olarak ılık koşullarda serin bir ortamı korumak için bir sistem.


Klips:Malzemeleri bir birine tutturmaya yarayan bir çeşit parça.


Klor Ölçüm Cihazı:Klor seviyesini ölçen bir çeşit cihaz.


Kompansatör:Kompansatör, boru tesisatlarının genleşmesi ve büzülmesini ve tesisatta oluşan mekanik titreşimleri absorbe eden elemandır


Komponent:Daha büyük bir bütünün bir parçası veya elemanı, özellikle bir makine veya aracın bir parçası.


Kompresör:Bir şeyi sıkıştırmak için bir alet veya cihaz.


Kondansatör:Bir elektrik yükünü depolamak için kullanılan ve bir yalıtkanla ayrılmış bir veya daha fazla iletken çiftinden oluşan bir cihaz.


Kondenstop:Buhar sistemlerinde oluşan yoğuşmanın dışarı atılmasında kullanılan tesisat elemanıdır.


Konik Burç:Kasnak göbeğine bağlantısı yapılan konil delikli kasnaklarda kullanılan bir çeşit malzeme.


Konnektör:İki veya daha fazla şeyi birbirine bağlayan bir şey.


Kontaktör:Elektrik devresini tamamlamak veya kesmek için kullanılan bir cihaz.


Kontrol Kalemi:Bir elektrik devresinin açık veya kapalı olduğunu içine yerleştirilmiş küçük bir lambanın yanıp sönmesiyle gösteren ucu tornovidalı, kalem biçiminde araç.


Kontrol Ünitesi:Araçlarda kullanılan ve bütün sistemlerini kontrol edilmesini saglayan sisteme denir.


Kontrol Valfi:Akış, basınç, sıcaklık ve sıvı seviyesi gibi durumları kontrol etmek için kullanılan valflerdir.


Kömür:Çoğunlukla yeraltı yataklarında bulunan ve yaygın olarak yakıt olarak kullanılan, çoğunlukla kömürleşmiş bitki maddelerinden oluşan yanıcı bir siyah veya koyu kahverengi kayadır.


Köpük:Sıvı üzerinde veya sıvı içinde, tipik olarak çalkalama veya fermantasyon yoluyla oluşan küçük kabarcık kütlesi.


Kör Tapa:Borunun kullanılmayan ya da kullanılması istenilmeyen deliğine takılan dişli tapa.


Kriko:Özellikle bir motorlu taşıtın aksını yerden kaldırarak ağır tekerleklerin kaldırılması için bir cihaz, böylece bir tekerlek değiştirilebilir veya alt kısım kontrol edilebilir.


Kumanda:Bir makinenin veya cihazın, bir radyo veya elektronik cihazdan iletilen sinyallerle uzaktan kontrol edilmesi.


Kutu:Düz bir tabanı ve kenarları olan, tipik olarak kare veya dikdörtgen ve bir kapağı olan bir kap.


Küresel Mafsal:Hareket eden iki parçanın hareket edebilme özelliklerini kaybetmeden birbirine bağlanmasını sağlayan mekanik sistemdir. Küresel mafsalda hareket 3 boyutludur.


Küresel Vana:İçinden akışı kontrol etmek için içi boş, delikli ve döner bir top kullanan bir çeyrek tur vanadır.


Laboratuvar:Bilimsel deneyler, araştırmalar veya öğretim ya da uyuşturucu ya da kimyasal madde üretimi için donatılmış bir oda ya da bina.


Lama:Uzunluğa göre dik kesitleri olan dikdörtgen şeklindeki sıcak haddelenmiş demir ya da çelik malzemelerdir.


Lanyard:Bir yelkenli geminin teçhizatındaki gerginliği ayarlamak için kullanılan bir çift ölüm deliğinden geçen bir ip.


Lastik:Tipik olarak şişirilmiş veya şişirilmiş bir iç tüpü çevreleyen lastik, yol ile esnek bir temas oluşturmak üzere bir çarkın etrafına yerleştirilir.


Lazer:Uyarılmış atomlardan veya moleküllerden fotonların uyarılmasıyla yoğun bir tutarlı monokromatik ışık ışını (veya başka bir elektromanyetik radyasyon) üreten bir cihaz.


Led:Işık yayan diyot, voltaj uygulandığında parlayan yarı iletken diyot.


Lehim:Elektronik devrelerde bir sistemi oluşturmak için; elamanları ve tellerini birbirine tutturmak amacıyla belirli sıcaklıklarda eriyebilen tellere “lehim” denir.


Lokma Anahtar:Alti ve sekiz koseli somun ve vidalari sokmeye yarayan kollu alet.


Mafsal:Mafsal ya da Eklem, hareket eden iki parçanın hareket edebilme özelliklerini kaybetmeden birbirine bağlanmasını sağlayan mekanik sistemdir.


Makaron:Isı etkisi ile belirli bir oranda daralarak çapı küçülen özel bir izolasyon malzemesidir


Manometre:Bir akışkan kolonuna etki eden basıncı ölçmek için bir alet, özellikle de U-şekilli bir sıvı tüpüne sahip olan ve tüpün iki koluna etki eden basınç farkının, sıvının iki koldaki farklı yüksekliklere ulaşmasına neden olduğu bir cihaz.


Manşon:Manşon, boru tesisatlarında tüp ya da boruların birbirlerine kaynaklı veya kaynaksız ya da lehim ile birleştirilmesi için kullanılan bir bağlantı elemanıdır.


Mapa:Ucu halkalı cıvata.


Matkap:Delik üretmek için kullanılan bir çeşit el aleti.


Mazot Filitresi:Yakıt içerisinde olabilecek katı pisliklerden süzme işlevi gören parçadır.


Mengene:Bir şeyleri güçlendirmek veya tutmak için kullanılan bir ayraç, bant veya toka.


Menteşe:Bir kapı, kapı veya kapağın açılıp kapanırken sallandığı veya bağlantılı nesneleri birbirine bağlayan hareketli bir bağlantı veya mekanizma.


Mercek:Tek bir (büyüteçte olduğu gibi) veya diğer merceklerle (teleskoptaki gibi) kullanılan, ışık ışınlarını yoğunlaştırmak veya dağıtmak için kavisli kenarları olan bir cam parçası veya başka şeffaf bir madde.


Merdiven:Bir şey yukarı veya aşağı tırmanmak için kullanılan, iki dikey uzunluktaki tahta, metal veya ip arasındaki bir dizi çubuk veya basamaktan oluşan bir yapı.


Metal:İyi elektriksel ve termal iletkenliğe sahip (sert, parlak, dövülebilir, eriyebilir ve sünek olan katı bir malzeme (örneğin, demir, altın, gümüş, bakır ve alüminyum, pirinç ve çelik gibi alaşımlar).


Mıknatıs:Demir, nikel, kobalt gibi maddeleri çekme özelliği gösteren cisimlere denir.


Mil:Bir alet veya kulüp kolunu, bir mızrak veya ok gövdesini veya benzer bir aleti oluşturan uzun, dar bir kısım veya bölüm.


Modem:Modülasyon ve demodülasyon için, örneğin bir bilgisayarın dijital verileri ile bir telefon hattının analog sinyali arasında birleştirilmiş bir cihaz.


Monifold:Birkaç açıklığa dallanan bir boru veya bölme.


Motor:Gücü harekete dönüştüren hareketli parçalara sahip bir makine.


Nipel:Bir cihaz veya makine üzerinde, özellikle yağ, gres veya diğer sıvının az miktarda verildiği küçük bir çıkıntı.


Nozul:Bir borunun, hortumun veya borunun ucundaki silindirik veya yuvarlak bir oluk, bir gaz veya sıvı kontol etmek için ağız.


Optokuplör:İzole devreleri birleştirmek için kullanılan, ışıma yayan ve ışığa duyarlı bileşenler içeren bir cihaz.


O-Ring:Mekanik bir sızdırmazlık elemanı olarak kullanılan yuvarlak kesit elastomer bir döngüdür.


Pabuç Sıkma Aleti:Pabuç sıkma pensesi kesilen, parça kalan veya boyutuna göre başka bir aparata monte edilecek olan elektrik kablolarını pabuç ile sıkma işleminde kullanılır.


Pabuç:Kablonun bağlanmasına yarayan bir çeşit metalik malzeme.


Palet:Özellikle bir forklift yardımı ile eşyaların taşınabileceği, istiflenebildiği ve saklanabildiği taşınabilir bir platform.


Pano:Elektrik ekipmanlarının ve tesisatın güvenli çalışmasını sağlayan elemanların birleştiği bir çeşit donanımdır.


Parke:Ahşap bloklardan oluşan döşeme.


Partikül filtresi:Dizel partikül filtresi, dizel partikül maddesini veya kurumunu dizel motorun egzoz gazından çıkarmak için tasarlanmış bir cihazdır.


Paslanmaz Sac:Paslanmaz Çelik Sac, minimum %10.5 krom (CR) içeren demir esaslı bir alaşım ailesidir.


Piston:Sıvı veya gaza karşı yukarı ve aşağı doğru hareket ettiği bir tüpün içine sıkıca oturan, içten yanmalı bir motorda hareket elde etmek için kullanılan veya hareket vermek için bir pompada kullanılan disk veya kısa silindir.


PLC: Fabrikalardaki imalat hatları veya makinelerin kontrolü gibi işleçlerin denetiminde kullanılan özel bilgisayar.


Pnömatik Hortum: Temel işlevi basınçlı havayı aktüatörlere, vanalara, aletlere ve diğer cihazlara ileten malzeme.


Pompa: Sıvıları kaldırmak veya taşımak, gazları sıkıştırmak veya lastik gibi şişirilebilir nesnelere hava vermek için emme veya basınç kullanan mekanik bir cihaz.


Potansiyometre: Bir elektromotor kuvveti, bilinen bir akımı bilinen bir değişken dirençten geçirerek üretilen potansiyel farkla dengeleyerek ölçen bir araç.


Priz: Bağlantı kurmak için bir fiş veya ampul alan bir elektrikli cihaz.


Prob: Fiziksel olarak araştırmak veya incelemek için kullanılan bir tür enstrümandır.

 
Projektör:Işık ışınlarını yansıtmak için kullanılan bir nesne, özellikle slaytları veya filmi bir ekrana yansıtmak için bir mercek sistemine sahip bir aparat.


Pul:Vida sıkıldıktan sonra yükü dağatmaya yarayan bir çeşit aparat.


Rack:Malzemeleri tutmak veya saklamak için tipik olarak raylar, çubuklar, kancalar veya dübeller içeren bir çerçeve.


Radyatör:içinde dolaşım sıvısının çevresindeki hava tarafından soğutulduğu bir ince tüp bankasından oluşan motor soğutma cihazı.


Rakor:Boru veya kablo gibi malzemelerin ucuna serbestçe dönebilecek biçimde geçirilmiş ve boruyu karşılığına eklemeyi sağlayan içten vidalı, somun biçiminde parça, bilezik.


Ram:Rastgele erişimli hafıza mikroişlemcili sistemlerde kullanılan bir tür veri deposudur.


Reaktör:Bir bobin veya bir devrede reaktans sağlayan başka bir bileşen.


Redresör:Alternatif bir akımı, bir akımın sadece bir yönde akmasına izin vererek doğrudan bir taneye dönüştüren bir elektrikli cihaz.


Redüktör:Bir dönme hareketinin devir-tork oranını dişliler yardımıyla değiştiren dişli sistemi.


Reflektör:Işığı gereken yöne yansıtmak için bir cam parçası, metal veya başka bir malzeme.


Refrakter:Isıya dayanıklı bir madde.


Regülatör:Otomatik kontrolde, bir regülatör, belirlenmiş bir özelliği koruma fonksiyonuna sahip bir cihazdır. Bir makinede bir dizi değeri yönetme veya sürdürme aktivitesini gerçekleştirir.


Rezistör:Elektrik akımının geçişine karşı tasarlanmış bir dirence sahip bir cihaz.


Rotor:Özellikle bir makinenin veya aracın döner bir parçası.


Röle:Tipik olarak bir elektromıknatıs içeren elektrikli bir cihaz, bir başka devreyi açmak veya kapatmak için bir devrede bir akım veya sinyal tarafından harekete geçirilir.


Rulman:Merkezi bir eksen etrafında dönen ve çeşitli makinelerde ve cihazlarda bir şeyi hareket ettirmek, düzleştirmek veya yaymak için kullanılır.


Rutubet Ölçer:Rutubet ölçen bir çeşit enstrüman cihazıdır.


Sabit Disk:Büyük veri depolama kapasitesine sahip sağlam, taşınmaz bir manyetik disk.


Salmastra:Biri hareketli, diğeri sabit bulunan iki makina parçası arasında sızdırmazlık sağlayan parçadır.


Segman:İçten yanmalı, 4 zamanlı ve 2 zamanlı motorlarda silindir bloğu içinde hareket eden piston ya da pistonların üzerine açılmiş segman kanallarının içinde çalışan gri dökme demirinden ya da çelik alaşımlarından yapılan halka biçimindeki parçalardır.


Selenoid Valf: Kullandıkları elektrik akımının özellikleri, ürettikleri manyetik alanın gücü ile akışkanı düzenlemek için kullanılan bir çeşit vana.


Sensör: Fiziksel bir özellik tespit eden veya ölçen ve kaydeden, gösteren veya başka bir şekilde yanıt veren bir cihaz.


Seperatör:Bir şeyi bileşenine veya ayrı öğelerine ayıran bir makine veya cihaz.


Seviye Ölçer:Seviye ölçmek için kullanılan bir çeşit enstrüman cihazı.


Seviye sensörü:Seviye ölçmek için kullanılan bir çeşit enstrüman cihazı.


Sıcak Hava Tabancası:Boyaların yenilenmesinde ya da sökülmesinde kullanılan bir çeşit alet.


Sıcaklık Sensörü:Sıcaklık ölçmeye yarayan bir çeşit sensör.


Sigorta:Alternatif ve doğru akım devrelerinde kullanılan cihazları ve bu cihazlara ait iletkenleri, aşırı akımlardan koruyarak devreleri ve cihazı hasardan kurtaran açma elemanlarına denir.


Silikon:Elektronik devre yapımında kullanılan yarı iletken özelliklere sahip olmayan bir atom numarası 14 olan kimyasal element.


Silindir Kapağı:İçinde yanmalı bir motorda, pistonun silindirin içeriğini sıkıştırdığı silindirin uç kapağı.


Sinyal:Bir eylem, ses vb. aracılığıyla bilgi veya talimatın iletilmesi.


Somun:Bir tutturucu olarak bir cıvata üzerine vidalamak için içinden geçirilmiş bir dişli deliği olan küçük bir yassı metal parçası veya tipik olarak kare veya altıgen bir malzeme.


Speed Sensör:Hızı ölçmeye yarayan bir çeşit sensör.


Stator:Bir elektrik jeneratörünün veya motorun, özellikle endüksiyon motorunun sabit kısmı.
Su pompası:Sıvıları taşımak için kullanılan mekanik bir aygıttır.


Subap Keçesi:Motordaki yağın, yanma odasına girmesini engelleyen parçadır.


Sunucu:Ağdaki merkezi bir kaynağa veya hizmete erişimi yöneten bir bilgisayar veya bilgisayar programı.


Şaft Keçesi:Şaft kovanındaki yağın, suya veya makineye sızıntısını engeller.


Şalter:Bir elektrik devresindeki akım akışını bir güvenlik önlemi olarak durduran otomatik bir cihaz.


Şamandıra:Su üzerinde batmadan duran ve farklı amaçlarla kullanılan araçtır.


Şanzıman:Motordan, baskı balata yolu ile aldığı hareketi istenilen tork değerinde, şaft veya diferansiyele ileten aktarma organıdır.


Tabela:Varlığı veya oluşumu, başka bir şeyin muhtemel varlığını veya oluşumunu gösteren bir nesne, kalite veya olay.


Tank:Özellikle sıvı veya gaz için büyük bir kap veya saklama odası.


Tava:Kabloların dağıtması ve son noktasına ulaştırılması için kullanılan galvaniz sac, plastik vb. malzemelerden yapılan bir çeşit kablo yoludur.


Teknik Resim:Mimari veya mühendislikte kullanılan belirli taslak tekniklerini kullanarak nesneleri kesin bir şekilde tasvir etme uygulaması veya becerisi.


Tel:Metal, ince, esnek bir iplik veya çubuk şeklinde iletken malzeme.


Termal Kamera:Görüntüleme yöntemi olarak gözle görülmeyen IR enerjiyi esas alan ve görüntünün genel yapısını IR enerjiyi göre oluşmuş renkler ve şekillerin belirlendiği görüntüleme sistemidir.


Terminal:Elektrik devresini kapatmak için bağlantı noktası.


Termistör:Ölçüm ve kontrol için kullanılan, rezistans büyük ölçüde ısıtma ile azaltılan elektrik rezistörü


Termokupl:İki noktaya bağlanmış iki farklı metal telden oluşan, sıcaklık ölçümü için bir termoelektrik cihaz olup, iki kavşak arasında sıcaklık farkıyla orantılı bir voltaj oluşur.


Termometre:Sıcaklığı ölçmek ve belirtmek için bir alet, tipik olarak, bir tanesi mezuniyetlerle işaretlenmiş ve bir ucunda cıvata ya da alkol içeren ve tüpte ısıtma ve soğutma ile genişleyen ve büzüşen cıva veya alkol içeren bir ampul içeren bir cam tüpten oluşur.


Termostat:Sıcaklığı otomatik olarak düzenleyen veya sıcaklık belirli bir noktaya ulaştığında cihazı etkinleştiren bir aygıt.


Testere:Tahta veya diğer malzemeleri, tipik olarak uzun, ince, tırtıklı bir çelik bıçakla kesmek ve geri ve ileri hareketlerle işletmek için kullanılan el aleti.


Tij:Özellikle ahşap veya metalden yapılmış ince bir düz çubuk.


Topraklamalı çubuğu:Elektrik tesisatında oluşabilecek kaçaklara karşı önlem amacıyla bir iletken ile toprağa bağlantı yapılmasıdır.


Tork:Rotasyona neden olan bir büküm kuvveti.


Tornavida:Döndürmek için vidanın başına takılan yassı, çapraz veya yıldız şeklinde bir ucu olan bir alet.


Trafo:Alternatif bir akımın voltajını azaltmak veya arttırmak için bir çeşit ekipman.


Transdüser:Basınç veya parlaklık gibi fiziksel bir miktardaki varyasyonları elektrik sinyaline veya tam tersine çeviren bir cihaz.


Triger Kayışı:Motorlarda silindir kapağında bulunan egzantrikler ile motor bloğunun en alt kısmında yer alan krank mili çıkıntısı arasında çalışan, kasnaklar ve rulmanlar yardımı ile boylamasına yerleştirilen kayışlardır.


Tristör:İki elektrot arasındaki akım akışının üçüncü bir elektrottaki bir sinyal tarafından tetiklendiği dört katmanlı bir yarı iletken doğrultucu.


Tüp:Bir şeyleri, başlıca sıvıları veya gazları tutmak veya taşımak için uzun, içi boş bir metal, plastik, cam vb. Silindir.


Ups:Kesintisiz güç kaynağı, herhangi bir elektrik, elektronik cihazın şebeke beslemesinin kesilmesini, tolerans dışı yüksek veya düşük gelmesini önleyen bir elektronik cihazdır.


Uv:Morötesi ya da ultraviyole ışınım, dalga boyu 100 ile 400 nm arasındaki ışına denir.


Vana:Akışkan içeren tesisatlarda koşula bağlı olarak açılıp kapanan bir çıkış öğesidir.


Varistör:Uygulanan gerilime bağlı olarak dirençli bir yarı iletken diyot.


Ventil:Basınç ve ısının kullanıldığı alanlarda, sıcaklık yada basıncın belirlenen sınıra gelmesi veya aşması durumunda basıncın veya ısının tahliyesi için devreye giren bir çeşit otomatik kapak


Verici:Mesaj veya sinyal taşıyan elektromanyetik dalgalar üretmek ve iletmek için, özellikle de radyo veya televizyonda olan bir ekipman seti.


Vida:Etrafında dolaşan helisel bir dişi olan yivli, keskin ve sivri uçlu metal bir pim ve odun veya diğer malzemeleri delip sıkıca tutulacak şekilde döndürülerek bir şeyleri birleştirmek için kullanılır.


Vinç:Ağır cisimleri hareket ettirmek için kullanılan, tipik olarak bir çıkıntı yapan koldan veya kirişten asarak büyük, uzun bir makine.


Voltmetre: Volt cinsinden elektrik potansiyelini ölçmek için bir cihaz.


Xray: Birçok malzemeden opak ışığa geçebilen, çok enerjili ve çok kısa dalga boylu bir elektromanyetik dalga.


Yağ Filitresi: Motor yağ karterinde biriken yağı, motor bloğuna doğru geçerken temizlenmesi için süzülmesine yarayan bir çeşit filtredir.


Yağ Keçesi: Parçaların ve millerin arasına yağ sızıntılarını önlemek için yerleştirilen bir çeşit contadır.


Yağ: Petrolden türetilmiş, özellikle yakıt ya da yağlayıcı olarak kullanım için viskoz bir sıvı.


Yük Hücresi: Bir kuvveti elektrik sinyali hâline dönüştürmek için kullanılan dönüştürücüdür.
Yüksük:Bir kablonun, çubuğun veya borunun ucunu kuvvetlendiren ve ayrılmasını veya yıpranmasını önleyen bir metal olan halka veya başlık.


Zaman Saati: Ayarlanan süre aralığında kontaklarından çıkış veren bir çeşit malzeme.


Zımpara Kağıt: Maden, tahta ve benzeri şeylerin yüzünü aşındırıp düzleştirmede ve parlatmada kullanılan, üstüne zımpara tozu yapıştırılmış kalınca kâğıt.


Zil: Tipik olarak metalden yapılmış ve dudağında genişleyen derin bir ters kap şeklindeki içi boş bir nesne, tipik olarak içeride bir tokmağı ile vurulduğunda net bir nota çalar.


Zincir Makarası:Zincir kesmeye yarayan bir çeşit makas.


Zincir: Nesneleri sabitlemek veya sabitlemek ve yükleri çekmek veya desteklemek için kullanılan bağlı esnek metal bağlantı serisi.

Bloglar

E-Bülten

Fırsatları kaçırmayın! E-posta listesine kayıt olun.